22.03.2026 13:20:00
Yıldırım DEMİRCİ
ABD’nin İkinci Vietnam’ı İran
Ben bu tabloya baktığımda şunu açıkça görüyorum: ABD, 1975 yılında 58 bin askerinin ölümüyle Vietnam’dan nasıl çıktıysa, 2026 yılında da tasını tarağını toplayıp Orta Doğu’dan çıkacaktır. Tarih tekerrür ediyor ve ABD, ikinci Vietnam’ını İran’da yaşıyor.
ABD yönetimi, Siyonist lobinin baskıları sonucu İran’a 28 Şubat 2026 tarihinde saldırılara başladı. ABD ve İsrail ortak saldırılarının hedefleri; İran’ın lider kadrosunu ortadan kaldırmak, iç ayaklanma başlatmak, kukla bir lider atamak ve İran halkına ait olan zengin petrol kaynaklarını kontrol altına almaktı. Ancak İran halkının vatanlarını canı pahasına koruma iradesi, işgal güçlerinin planlarını bozdu ve dengeleri altüst etti.
İran yönetimi, ülkelerine yapılan saldırılara misliyle karşılık verdi ve vermeye devam ediyor. İran’ın ateşlediği füzeler, gecenin karanlığında İsrail semalarını aydınlatırken aynı zamanda ABD’nin Orta Doğu’daki üslerini de hedef alıyor. Bu süreçte USS Abraham Lincoln uçak gemisinin de zarar görmesi, dokunulmaz denilen askeri unsurların dahi kırılgan olduğunu ortaya koydu. İran’ın beklenmeyen direnci, ABD ve İsrail’in savaş planlarını ciddi şekilde sarsmıştır.
Bugün gelinen noktada, her iki ülkenin kamuoyunda da savaş politikalarına yönelik eleştirilerin yükseldiğini görüyorum. Savaş çığırtkanlığı yapan yönetimlere karşı toplum içinde ciddi bir sorgulama başlamıştır. Bu durum, sahadaki gelişmeler kadar önemli bir kırılma noktasıdır.
ABD’nin içinde bulunduğu tabloyu doğru okumak gerekir. Siyonist İsrail’in yönlendirmesiyle bölgedeki bu çıkmaza sürüklenen ABD, artık bir başarı hikâyesi yazarak uluslararası hukuka aykırı bu süreci sonlandırmanın yollarını aramaktadır. Ancak askeri stratejide bilinen bir gerçek vardır: Zafer sahada belirlenir. ABD’nin bir başarı hikâyesi yazabilmesi için kara harekâtı kaçınılmazdır, fakat bu ihtimal neredeyse imkânsızdır.
İran’ın coğrafi büyüklüğü, 90 milyonu aşan nüfusu ve dağlık arazi yapısı, olası bir kara harekâtını son derece zorlaştırmaktadır. Bu şartlar altında ABD’nin başarı elde etmesi neredeyse mümkün değildir. Bu tablo, Vietnam sendromunun bugün İran’da yeniden yaşandığını açıkça göstermektedir.
Bu savaşın ardından Orta Doğu’da dengelerin değişeceği açıktır. ABD’nin yenilmezlik algısı ciddi şekilde zedelenmiştir. İsrail’in güvenlik sistemi olarak öne çıkan demir kubbe dahi bu süreçte tartışılır hale gelmiştir. Bölgedeki petrol zengini Arap ülkeleri ise güvenlik stratejilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalacaktır.
Benim kanaatim nettir: ABD nasıl ki 1975 yılında Vietnam’dan çekildiyse, 2026 yılında da Orta Doğu’dan çekilmek zorunda kalacaktır. Bu süreç yalnızca bir askeri geri çekilme değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinde önemli bir kırılma olacaktır.
Yazar: Yıldırım Demirci
Anahtar kelimeler: abd iran savaşı neden vietnam benzetmesi yapılıyor, iran abd savaşında kim üstün durumda, abd neden ortadoğudan çekilebilir, iran direnişi abd planlarını nasıl etkiledi, vietnam sendromu nedir abd için ne anlama gelir, abd iran kara harekatı neden zor, ortadoğu güç dengeleri savaş sonrası nasıl değişir, israil demir kubbe neden tartışılıyor, abd askeri gücü neden sorgulanıyor, yıldırım demirci abd iran analizi nedir



