4.09.2023 14:08:00

Yıldırım DEMİRCİ

 

 

Ali Yalçın Neyi Kazandı

 

Sendika yöneticilerinin seçimlerdeki baskıcı, dayatmacı ve antidemokratik

uygulamalarıyla demokrasi şöleni sözde kaldı. Kendi iradeleriyle sendika kurullarına

bir şekilde aday olanlar sindirildi. Sendika yöneticileri, kendilerine itaat edecek kişileri

delege adayı yaptırdı. Diğer aşamalar ise çorap söküğü gibi kendiliğinden oluştu.

Yani şube başkanları, şube yönetimleri ve ilçe temsilcilikleri hür iradeyle değil genel

merkezin direktifleriyle oluştu. Diyeceksiniz ki seçim yapıldı. Geçin bu demagojileri,

kendi iradesiyle kaç kişi adayı olabildi? Üyenin yüzde kaçı sandığa gitti? Sandığa

gidenler ise alternatifi olmayan mecburi istikamete rey atmak zorunda bırakıldı. Nadir

de olsa kendi iradeleriyle delege adayı bulunan sandıklarda, oy kullanacak üyelere

bilgilendirme mesajları atılarak kimlere oy kullanacaklarına dair talimat verildi.

İstedikleri adayın kazanamayacaklarını anladıkları an demokrasiyi askıya almaktan

da imtina etmediler. Örneğin Eskişehir Memur Sen seçimleri genel merkezin

müdahalesi sonucu şekillendi. Adanmışların yerine atanmışlar tercih edilerek

demokrasi lafta kaldı. Bu baskı ve dayatma karşısında 33.371 üye istifa ederek

tepkisini ortaya koydu. Aslında seçimleri kazandıklarını zannedenler, demokrasi

sınavının kaybedenleri oldular.

“Yedinci dönem toplu sözleşme kazanımlarımız” sloganıyla sosyal medyada

boy gösteriyorsunuz. Siz önce Memur-Sen rezidansının 20. katından aşağıya inin.

Koruması ve şoförü hazır bekleyen ultra lüks makam aracınıza binmeyin. Şu araba

piyasasını bir gezin. Ayağımızı yerden kessin diye tabir edilen basit bir aracın

fiyatının kaç paraya çıktığını görün. Sonra benzinciye uğrayın ve bir depo benzin alın.

Hatta depoyu birkaç defa doldurun ki yakıtın, memurun bütçesinde ne kadar yekûn

teşkil ettiğini görebilesiniz. Siz daha önce oturduğunuz Sultanbeyli’nde bulunan

mahallenize gelin. Burada bile ev kiralarının ne kadar cep yaktığını görün. Tabi ki bir

genel başkanın zamanı sınırlıdır. Bunun için Sultanbeyli’ne gelişinizi Çarşamba

gününe denk getirin ki Sultanbeyli’nin halk pazarını da görmüş olasınız. Pazarı

gezdiğinde sebze fiyatlarının 40 TL’den ve meyve fiyatlarının ise 50 TL’den aşağı

olmadığını göreceksiniz. Ancak bu kıyaslamayı kendi maaşınızla yaparsan

yanılırsınız. Memurun maaşına göre kıyaslamayı yapmayı lütfen unutmayın. Geçen

yıl ile bu yıl arasındaki alım gücü arasındaki fark kabaca hesaplandığında, ortada bir

kazanım mazanım olmadığını göreceksiniz. Hafızalardan silinmeyen buçuklu

zamlarla bu seferde toplu sözleşme masasında yine kaybedenlerden oldunuz ve

milyonlarca memuru hayal kırıklığına uğrattınız.

7. Dönem Toplu Sözleşmede yine bir Ali Yalçın klasiği; “Ben imzalamadım,

kamu işveren heyeti imzaladı.” sözleriyle gerekçesini ifade ediyor. Kader birliği

yaptığın serdivan ekibindeki arkadaşlarına gösterdiğin gayretin onda birini, yedi

buçuk milyon memur ve memur emeklisine gösterdin mi? Eğer göstermiş olsaydın

miting günü alanlara iner, o ateşli, heyecanlı ve coşkulu konuşmalarından birini

 

yapardın. Yaptın mı bunu? Salonlarda düzenlenen teşkilat toplantılarında

coşuyorsun, kükrüyorsun; ama meydanlarda esamen yok.

Diyeceksiniz ki bu sendika hep kaybedenlerden mi oldu? Tabiki hayır. Sezar’ın

hakkını Sezar’a vermek gerekir. İş, kendilerinin menfaat ve ikballerine gelince hiç

kaybetmekten bahsetmek mümkün mü? Sendikacılar, üç dönem kuralını kaldırarak

ve maaşlarını açıklayamayacakları astronomik rakamlara yükselterek kendileri hep

kazanırken üyesi kaybeden taraf oldu.

Günde iki üç saat uyku ile ülkesini, milletini ve vatanını düşünen

Reisicumhurumuz; memurunu da işçisini de emeklisini de düşünmektedir. Son toplu

sözleşme görüşmelerinde görüldüğü üzere, varlığınızın yokluğunuzdan farkı

kalmamıştır. Öyleyse memurun sırtına daha fazla yük olmayın. Devletin ödediği

aidatlarla ve emekçinin alın teri üzerine kurduğunuz sendikal saltanatlık

sürdürmenize memur artık yeter diyor. Sendikaya daha fazla zarar vermeden tabanın

sesine kulak ver ve gereğini yap.

Delegeye çağrımızdır!

Sendika kurullarında en fazla iki dönem görev yapabilme süre sınırlamasını

getirmek ve sendikacı maaşlarını öğretmen maaşına eşitlemek için olağanüstü

kongrenin toplanabilmesi için imza kampanyası başlatın. Unutmayın bir milyon

üyenin vebali siz değerli delegelerin omuzlarında olduğunu.

Yıldırım DEMİRCİ


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.