22.03.2026 06:17:00
Hakan KAVUZKOZ
BEYAN MI, ADALET Mİ?
Hakan KAVUZKOZ
Eğitim, güven ve adalet üzerine inşa edilir. Bu denge bozulduğunda ise en büyük zararı yine eğitim ortamı görür. Son dönemde giderek yaygınlaşan “öğrencinin beyanı esastır” anlayışının, sorgusuz ve mutlak doğru kabul edilmesi ciddi bir sorun hâline gelmiştir.
Elbette öğrenci korunmalıdır, her iddia titizlikle incelenmelidir. Ancak henüz doğruluğu araştırılmamış beyanların peşinen doğru kabul edilmesi, hukukun en temel ilkesi olan masumiyet karinesini yok saymak anlamına gelir. Bu yaklaşım, adaleti sağlamaz; aksine, şüpheyi hükme dönüştürür.
Birkaç öğrencinin iddiasıyla bir öğretmenin kelepçelenerek gözaltına alınması, yalnızca bireysel bir mesele değildir. Bu, doğrudan öğretmenlik mesleğinin itibarına yönelmiş bir darbedir. Çünkü sınıfta otoritesi zedelenmiş, kendini güvende hissetmeyen bir öğretmenin sağlıklı bir eğitim ortamı oluşturması mümkün değildir.
Sahada yaşanan birçok olay göstermektedir ki; denetimsiz ve sorgusuz kabul edilen şikâyet mekanizmaları, zaman zaman bir baskı aracına dönüşebilmektedir. Bu durum, öğretmen ile öğrenci arasındaki güven bağını zayıflatmakta ve eğitim ortamını tedirgin bir alana çevirmektedir.
Unutulmamalıdır ki ne öğrenci sorgulanamazdır ne de öğretmen dokunulmazdır. Esas olan; tarafsızlık, somut delil ve adil süreçtir. Aksi hâlde, bir tarafı korurken diğerini kaybetmek kaçınılmaz olur.
Öğretmenin itibarını korumak, yalnızca bir meslek grubunu değil; eğitimin kendisini korumaktır. Çünkü itibarı zedelenmiş bir öğretmenle güçlü bir gelecek inşa edilemez.




