3.03.2026 09:33:00

Ulaş Salih ÖZDEMİR

BİR ÖĞRETMEN DAHA VE ARTIK SADECE KINAMAK YETMİYOR

Bugün bir öğretmeni daha toprağa verdik.

Hem de bir öğrencisinin eliyle.

Eğitim yuvası olması gereken bir mekânda,

geleceği inşa etmesi gereken bir insan, hayatının en güvenli olması gereken

yerde hayattan koparıldı. Fatma Nur Çelik öğretmenin menfur bir saldırı sonucu

aramızdan ayrılmasının acısını yalnızca ailesi değil, bu ülkenin vicdanı

taşıyor bugün.

Elbette kınıyoruz.

Elbette lanetliyoruz.

Ama artık açıkça söylemek gerekiyor.

Kınamak hiçbir şeyi değiştirmiyor.

Çünkü her olaydan sonra aynı cümleleri

kuruyor, aynı üzüntüyü yaşıyor, sonra hiçbir şeyi değiştirmeden hayatımıza devam

ediyoruz. Oysa gerçek şu ki eğitim sistemimiz yalnızca akademik değil, insani

ve toplumsal bir kırılmanın içinden geçiyor.

Bir zamanlar aileler çocuklarını okula

teslim ederken eti senin, kemiği benim derdi. Bu söz otoriteyi öğretmene

devretmek anlamına gelmezdi sadece; aynı zamanda eğitime, emeğe ve öğretmene

duyulan güvenin ifadesiydi.

Bugün ise öğretmen,

öğrenci karşısında yalnız,

veli karşısında savunmasız,

sistem karşısında korumasız bırakılmış durumda.

Okullar giderek eğitim verilen kurumlar olmaktan

çıkıyor, öğrencilerin belirli saatlerde tutulduğu sosyal alanlara dönüşüyor.

Disiplin mekanizmaları etkisiz, rehberlik sistemleri yetersiz, psikolojik

destek süreçleri ise çoğu zaman kağıt üzerinde kalıyor.

Ve en acısı şu,

öğretmen artık otorite değil, hedef haline geliyor.

Sorunu yalnızca bireysel öfke

patlamalarıyla açıklamak kolaycılıktır. Asıl mesele çok daha derindir.

Aile yapısındaki çözülme,

şiddetin normalleşmesi,

sosyal medyada otorite karşıtlığının teşvik edilmesi,

eğitim kurumlarının güvenlik açısından zayıf bırakılması,

öğretmenin toplumdaki saygınlığının sistematik biçimde aşındırılması.

Bugün bir öğrenci öğretmenine el

kaldırabiliyorsa, bu sadece bireysel bir suç değil toplumsal bir ihmaldir.

Düşünelim.

Bir hâkime saldırı olduğunda devlet

refleksi anında devreye girer.

Bir doktora şiddet uygulandığında özel

yasalar gündeme gelir.

Bir polise yönelik tehdit doğrudan kamu

güvenliği meselesi sayılır.

Peki ya öğretmen.

Geleceği yetiştiren, toplumun karakterini

şekillendiren meslek grubu, çoğu zaman yalnızca tutanaklarla korunmaya

çalışılıyor.

Oysa öğretmene yapılan saldırı bireysel değil, toplumun geleceğine yapılmış bir saldırıdır.

Artık somut adımlar atılmalıdır.

Eğitim kurumlarında güvenlik standartları

yeniden belirlenmeli, riskli okullarda profesyonel güvenlik personeli

bulundurulmalıdır.

Öğretmene yönelik şiddet özel suç

kategorisine alınmalı ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.

Psikolojik risk taşıyan öğrenciler için

zorunlu rehberlik ve izleme sistemleri kurulmalıdır.

Öğretmenin disiplin yetkisi hukuki güvence altına alınmalıdır.

Veli öğretmen ilişkisi müşteri mantığından

çıkarılıp eğitim ortaklığına dönüştürülmelidir.

Okullarda kriz yönetimi ve şiddet önleme

eğitimleri zorunlu hale getirilmelidir.

Bugün öğretmen,

ekonomik olarak birçok meslek grubunun gerisinde,

mesleki itibarı tartışmaya açık hale getirilmiş,

kültürel üretimden uzaklaştırılmış,

sürekli eleştirilen ama nadiren desteklenen bir konumda.

Toplumu inşa eden meslek, toplum içinde en

az korunan mesleklerden biri haline gelmiştir.

Bir ülkenin öğretmeni güçsüzse, o ülkenin geleceği güçlü olamaz.

Bugün sormamız gereken soru şudur.

Bir öğretmen okulda can güvenliğinden

endişe ediyorsa, çocuklarımız gerçekten güvende mi.

Fatma Nur Çelik öğretmenin kaybı yalnızca

bir isim değildir. Bu olay, eğitim sistemimizin alarm verdiğinin acı bir

göstergesidir.

Artık sadece üzülmek değil,

sadece kınamak değil,

değiştirmek zorundayız.

Çünkü öğretmen korunmadan eğitim korunamaz.

Eğitim korunmadan da bir toplum ayakta kalamaz.

Bugün bir öğretmeni daha kaybettik.

Umarım son olur.

Ama bunun son olması, ancak gerçekten

harekete geçersek mümkün.

Anahtar Kelimeler: Ulaş Salih Özdemir, eğitimde şiddet nasıl son bulur, okullarda güvenlik önlemleri nasıl artırılır, Fatma Nur Çelik olayı nedir, öğretmene şiddet yasası çıkacak mı, eğitim sistemindeki kriz nasıl çözülür,


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.