Ali Yalçın Neyi Kazandı
Sendika yöneticilerinin seçimlerdeki baskıcı, dayatmacı ve antidemokratik
uygulamalarıyla demokrasi şöleni sözde kaldı. Kendi iradeleriyle sendika kurullarına
bir şekilde aday olanlar sindirildi. Sendika yöneticileri, kendilerine itaat edecek kişileri
delege adayı yaptırdı. Diğer aşamalar ise çorap söküğü gibi kendiliğinden oluştu.
Yani şube başkanları, şube yönetimleri ve ilçe temsilcilikleri hür iradeyle değil genel
merkezin direktifleriyle oluştu. Diyeceksiniz ki seçim yapıldı. Geçin bu demagojileri,
kendi iradesiyle kaç kişi adayı olabildi? Üyenin yüzde kaçı sandığa gitti? Sandığa
gidenler ise alternatifi olmayan mecburi istikamete rey atmak zorunda bırakıldı. Nadir
de olsa kendi iradeleriyle delege adayı bulunan sandıklarda, oy kullanacak üyelere
bilgilendirme mesajları atılarak kimlere oy kullanacaklarına dair talimat verildi.
İstedikleri adayın kazanamayacaklarını anladıkları an demokrasiyi askıya almaktan
da imtina etmediler. Örneğin Eskişehir Memur Sen seçimleri genel merkezin
müdahalesi sonucu şekillendi. Adanmışların yerine atanmışlar tercih edilerek
demokrasi lafta kaldı. Bu baskı ve dayatma karşısında 33.371 üye istifa ederek
tepkisini ortaya koydu. Aslında seçimleri kazandıklarını zannedenler, demokrasi
sınavının kaybedenleri oldular.
“Yedinci dönem toplu sözleşme kazanımlarımız” sloganıyla sosyal medyada
boy gösteriyorsunuz. Siz önce Memur-Sen rezidansının 20. katından aşağıya inin.
Koruması ve şoförü hazır bekleyen ultra lüks makam aracınıza binmeyin. Şu araba
piyasasını bir gezin. Ayağımızı yerden kessin diye tabir edilen basit bir aracın
fiyatının kaç paraya çıktığını görün. Sonra benzinciye uğrayın ve bir depo benzin alın.
Hatta depoyu birkaç defa doldurun ki yakıtın, memurun bütçesinde ne kadar yekûn
teşkil ettiğini görebilesiniz. Siz daha önce oturduğunuz Sultanbeyli’nde bulunan
mahallenize gelin. Burada bile ev kiralarının ne kadar cep yaktığını görün. Tabi ki bir
genel başkanın zamanı sınırlıdır. Bunun için Sultanbeyli’ne gelişinizi Çarşamba
gününe denk getirin ki Sultanbeyli’nin halk pazarını da görmüş olasınız. Pazarı
gezdiğinde sebze fiyatlarının 40 TL’den ve meyve fiyatlarının ise 50 TL’den aşağı
olmadığını göreceksiniz. Ancak bu kıyaslamayı kendi maaşınızla yaparsan
yanılırsınız. Memurun maaşına göre kıyaslamayı yapmayı lütfen unutmayın. Geçen
yıl ile bu yıl arasındaki alım gücü arasındaki fark kabaca hesaplandığında, ortada bir
kazanım mazanım olmadığını göreceksiniz. Hafızalardan silinmeyen buçuklu
zamlarla bu seferde toplu sözleşme masasında yine kaybedenlerden oldunuz ve
milyonlarca memuru hayal kırıklığına uğrattınız.
7. Dönem Toplu Sözleşmede yine bir Ali Yalçın klasiği; “Ben imzalamadım,
kamu işveren heyeti imzaladı.” sözleriyle gerekçesini ifade ediyor. Kader birliği
yaptığın serdivan ekibindeki arkadaşlarına gösterdiğin gayretin onda birini, yedi
buçuk milyon memur ve memur emeklisine gösterdin mi? Eğer göstermiş olsaydın
miting günü alanlara iner, o ateşli, heyecanlı ve coşkulu konuşmalarından birini
yapardın. Yaptın mı bunu? Salonlarda düzenlenen teşkilat toplantılarında
coşuyorsun, kükrüyorsun; ama meydanlarda esamen yok.
Diyeceksiniz ki bu sendika hep kaybedenlerden mi oldu? Tabiki hayır. Sezar’ın
hakkını Sezar’a vermek gerekir. İş, kendilerinin menfaat ve ikballerine gelince hiç
kaybetmekten bahsetmek mümkün mü? Sendikacılar, üç dönem kuralını kaldırarak
ve maaşlarını açıklayamayacakları astronomik rakamlara yükselterek kendileri hep
kazanırken üyesi kaybeden taraf oldu.
Günde iki üç saat uyku ile ülkesini, milletini ve vatanını düşünen
Reisicumhurumuz; memurunu da işçisini de emeklisini de düşünmektedir. Son toplu
sözleşme görüşmelerinde görüldüğü üzere, varlığınızın yokluğunuzdan farkı
kalmamıştır. Öyleyse memurun sırtına daha fazla yük olmayın. Devletin ödediği
aidatlarla ve emekçinin alın teri üzerine kurduğunuz sendikal saltanatlık
sürdürmenize memur artık yeter diyor. Sendikaya daha fazla zarar vermeden tabanın
sesine kulak ver ve gereğini yap.
Delegeye çağrımızdır!
Sendika kurullarında en fazla iki dönem görev yapabilme süre sınırlamasını
getirmek ve sendikacı maaşlarını öğretmen maaşına eşitlemek için olağanüstü
kongrenin toplanabilmesi için imza kampanyası başlatın. Unutmayın bir milyon
üyenin vebali siz değerli delegelerin omuzlarında olduğunu.
Yıldırım DEMİRCİ