Devlete Adanmış Bir Ömür: Yıldırım Demirci
“Resul Özdemir’in kaleminden”
Duruşuyla, adamlığıyla, cesaretiyle, tevazusuyla, nezaketiyle, fedakârlığıyla, pratik zekâsıyla ve çalışkanlığıyla…
Yıldırım Demirci, görev yaptığı her kurumda sadece iz bırakmadı; fark oluşturdu, değer kattı.
Onun en ayırt edici özelliği, zamana ve zemine göre şekil değiştirmeyen bir karaktere sahip olmasıdır. Çizgisi nettir. Eğilip bükülmez. Bu yönüyle, sendikal hayatta kişisel menfaatleri önceleyen, kuruluş değerlerinden uzaklaşan anlayışlara karşı; yapıcı, seviyeli ama bir o kadar da etkili eleştirel yazılarıyla kamuoyunda dikkat çeken isimlerden biri olmuştur.
1989 yılında girdiği Öğretmenlik Yeterlilik Sınavı’nda tüm adaylar arasında 59. sırada yer alarak mesleğe Malatya’da başladı. Bu başarı, aslında onun meslek hayatının ilk işaretiydi.
2005 yılında Pendik Ahmet Kutsi Tecer İlköğretim Okulu’na müdür olarak atandığında karşısında zorlu bir tablo vardı. Mahallenin girişinde “Teksas’a hoş geldiniz” yazısının bulunduğu, çevresinde madde bağımlılarının bulunduğu bir okul…
Ama o tabloyu kabullenmedi.
Emniyet güçleriyle kurduğu güçlü iş birliğiyle okul güvenliğini sağladı. Ardından öğretmenleriyle birlikte olumlu bir okul iklimi inşa etti. Öğrencilerine büyük hedefler koymayı öğretti. Sonuç gecikmedi. Okul, kısa sürede bilimsel, kültürel ve sportif alanlarda önemli başarılar elde etti. Bir zamanlar tercih edilmeyen bir okul, Pendik’in gözde eğitim kurumlarından biri hâline geldi. Adeta çölü yeşertti.
Görevindeki ikinci yılında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın OYGEP programı kapsamında seçilen 159 formatörden biri oldu. Kadıköy, Gaziosmanpaşa ve Bakırköy’de, İstanbul’un 13 ilçesinden 562 okul müdürüne eğitim verdi. O eğitimlere katılan isimler arasında bugün il müdürlüğü görevinde bulunanlar da vardır.
2008’de Sancaktepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde göreve başladığında şartlar oldukça sınırlıydı. Sadece üç yardımcı personelle, aynı masada oturarak, birlikte yazarak ve üreterek çalıştı. Bugün modern Sancaktepe’nin eğitim altyapısında onun emeği inkâr edilemez.
2015 yılında Kartal’da görev yaparken, devletin beytü’l-mâlinden rehabilitasyon merkezlerine ödenen ücretlerin takibini titizlikle yürüttü. Kamu kaynaklarının, özellikle tüyü bitmemiş yetimin hakkı bilinciyle, amacına uygun kullanılmasına büyük hassasiyet gösterdi.
Pendik’te ise eğitimin her alanına dokundu. Okulun temelinden sınıftaki akıllı tahtaya, anaokulundan liseye kadar…
Devlete olan sadakati, ekip ruhuna verdiği önem ve bitmeyen çalışma azmiyle görevini sürdürmeye devam ediyor.
Tuzla, Pendik, Kartal ve Sancaktepe’de birlikte çalıştığı herkes; onun duruşunun, karakterinin ve insanlığının canlı şahididir.
Onunla tanışmam ise 1994 yılına dayanır. Memurların sendikaya üye olmaya dahi cesaret edemediği zor bir dönemdi. O yıllarda ben Eğitim-Bir-Sen Kartal İlçe Başkanıydım.
Bir gün gencecik bir öğretmen olarak yanıma geldi ve sendikaya üye olmak istediğini söyledi. Açıkçası şaşkınlığımı gizleyemedim. Çünkü o dönemde öğretmenlerin ayağına defalarca gitmemize rağmen üyelikte zorlanıyorduk.
Ama onda bir cevher vardı.
Bu cevheri görünce kendisine Tuzla’daki öğretmenleri sendikaya kazandırma görevini verdim. Haftalık toplantılara hiçbir zaman eli boş gelmedi. Her gelişinde en az üç dört yeni üye formuyla gelirdi.
Bu gayreti, merhum Genel Başkan Mehmet Akif İnan’ın da dikkatini çekti. Hiç tereddüt etmeden ona Eğitim-Bir-Sen Tuzla İlçe Başkanlığı görevini verdi.
O günden bugüne…
Aynı samimiyet, aynı tevazu, aynı duruş ve aynı heyecan.
Bazı insanlar görev yapar.
Bazıları iz bırakır.
Ama çok azı, bulunduğu yeri değiştirir.
Yıldırım Demirci, işte onlardan biridir.
Resul Özdemir
Emekli Eğitimci ve EBS Kartal İlçe Kurucu Başkanı
Anahtar Kelimeler: Resul Özdemir, Yıldırım Demirci hayatı, eğitim yöneticisi başarı hikayesi, Pendik okul dönüşüm örneği, Sancaktepe eğitim altyapısı gelişimi, sendikal mücadele eğitimci, kamu kaynakları hassasiyeti eğitim, öğretmenlikten yöneticiliğe başarı