Menü Eğitimden Haberler
Ulaş Salih ÖZDEMİR

Ulaş Salih ÖZDEMİR

Tarih: 09.03.2026 09:24

Yalancı Şahitlik!

Facebook Twitter Linked-in

Yalancı Şahitlik!

Bazı sözler vardır ki sadece mahkeme tutanaklarına geçmez; insanın kader defterine yazılır. Yalancı şahitlik işte tam da böyle bir sözdür. Bir insanın ağzından çıkan bir cümle, bazen bir hayatı karartır; bazen de adaletin terazisini bozar. Ama unutulmaması gereken bir gerçek vardır: Bu dünya yalnızca bu dünyadan ibaret değildir. İnsan için bir de hesap günü vardır. Ve o gün hiçbir söz kaybolmaz, hiçbir haksızlık unutulmaz.

İlahi Uyarı Ve Gerçek Sorumluluk

Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur: “Kim zerre kadar hayır işlemişse onu görür. Kim de zerre kadar şer işlemişse onu görür.” Bir başka ayette ise müminlere açık bir uyarı yapılır: “Yalan sözden kaçının.” Bu kadar açık bir emre rağmen insan bazen ne yapıyor? Üç beş kuruşluk menfaat için doğruluğu terk ediyor. Makam uğruna, koltuk uğruna, çıkar uğruna gerçeği eğip bükebiliyor. Oysa insanın kaybettiği para değildir; karakteridir.

Peygamber Efendimiz yalancı şahitlik konusundaki tehlikeyi anlatırken sahabeye üç kez şöyle sorar: “Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi?” Sonra şöyle buyurur: “Allah’a ortak koşmak ve anne babaya asi olmak.” Bir süre sonra doğrulur ve şöyle der: “Dikkat edin! Bir de yalancı şahitlik!” Bu uyarıyı o kadar tekrar eder ki sahabiler endişeye kapılır. Çünkü yalancı şahitlik, sadece bir söz değildir; bir insanın hakkını çalmak, adaleti yaralamak ve toplumu zehirlemektir.

Vicdan Sustuğunda Yalan Konuşur

Mahkeme salonlarında verilen her ifade sadece hâkimin önüne gitmez. Aynı zamanda insanın kendi ahiret dosyasına da yazılır. Bir insanın hakkını bile bile çarpıtmak, gerçeği saklamak veya yalanla örtmek; sadece hukuki bir mesele değil, aynı zamanda vicdani ve ilahi bir sorumluluktur. Bugün bazı insanlar sırf kişisel çıkarlarını korumak için, sırf küçük hesaplarını kaybetmemek için gerçekleri çarpıtabiliyor. İnsan düşünmeden edemiyor: Koca koca adamlar üç beş kuruşluk menfaat için gerçeği satıyorsa, yazık onlara.

Hesap Günü Terazi Şaşmaz

Halk arasında çok anlamlı bir söz vardır: “Kısa çöpün uzun çöpten hakkını aldığı gün gelir.” Bir başka söz de şöyle der: “Boynuzsuz koyun, boynuzlu koyundan hakkını alır.” İşte gerçek adalet budur. Bu dünyada bazen güç konuşur, bazen makam konuşur, bazen para konuşur. Ama ahirette sadece hak konuşacaktır. Bir insan, sırf bir makam sahibini memnun etmek için gerçeği değiştiriyorsa; sırf bir kurumun menfaati için hakkı gizliyorsa; aslında kendi aleyhine şahitlik yapmaktadır.

Kur’ân bize şunu hatırlatır: “Allah, insanların yaptıklarından asla habersiz değildir.” İnsanın kendisine sorması gereken basit ama ağır bir soru vardır: Üç beş kuruşluk menfaat için doğruluğu satmaya değer mi? İnsanın kaybettiği bazen para değildir. İnsan bazen kazandığını zannederken en büyük kaybı yaşar: itibarını, vicdanını ve ahiretini. Hiçbir mahkeme sonsuz değildir ama ilahi adaletin mahkemesi sonsuzdur.

Yazar: Ulaş Salih Özdemir

Anahtar Kelimeler: Ulaş Salih Özdemir, yalancı şahitlik nedir, dinde yalan söylemenin yeri nedir, kul hakkı ve adalet nedir, hesap günü haksızlıklar sorulur mu, vicdan azabı ve yalancı şahitlik

Meta Özeti: Ulaş Salih Özdemir, üç kuruşluk menfaat uğruna gerçeği satanların vicdani ve ilahi sorumluluğunu kaleme aldı. Yalancı şahitliğin ağır bedelini analiz etti.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —